Ana Sayfa İçindekiler Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

Sayın
"“ Bilgi işlem sektöründe, insanların uyma zorunluluğu duyacakları bir mesleki standart yok.”

* DataLine: Sayın Bekir Alp Sayın, ne kadar zamandır bilişim sektöründe faaliyet gösteriyorsunuz? Biraz kendinizden ve firmanızdan bahsedebilir misiniz?

* Bekir Alp Sayın: Bilgi Birikim Sistemleri 1992 senesinde faaliyetlerine başladı. Kişisel olarak ben sektörde 1990 yılından beri çalışıyorum. Lisans eğitimim elektronik mühendisliği üzerine ama bilgi işlem sektörünü tercih ettim. Şirketimizin beş kurucu ortağı var. Beşimizde eğitimimizi tamamladıktan sonra, kısa süre bilgi işlem sektöründe yer alan değişik firmalarda çalışıp, kendi firmamızı kurduk.

* DataLine: Dünyada bilişim sektörü ve bilişim teknolojisi hız olarak ifade edilmesi bile mümkün olmayan bir ivme ile gelişiyor. Bu ivmenin ülkemize yansımasını değerlendirebilir misiniz? Türkiye’de durum nedir? Yaşanan sorunlar nelerdir?

 

* Bekir Alp Sayın: Bilgi işlem sektörünün Türkiye’de gelişme hızı olarak, dünyadaki bilgi işlem sektörünün hızını takip ettiğini söylemek yanlış olmaz. Gerçekten de yurt dışında duyurusu yapılan bir ürün Türkiye’de de aynı hızla kamuoyuna duyuruluyor.

Türk Bilgi İşlem sektörünün yaşadığı en önemli sorun çalışma standartlarının bir türlü oluşturulamamasıdır. Sektörde iş yapmaya karar vermiş kişi ve kuruluşların uymak zorunluluğu duyacakları mesleki bir standart yok. Bu durum işin hem kalitesini, hem de etiğini etkiliyor.  Sektöre ait eğitim alanlarından çok farklı konularda eğitim almış insanlar, önemli bir sermaye gücüne sahip olmadan şirket kurup, belirli bir süre çalıştıktan sonra, o şirketi kapatıp; tekrar başka isimlerle benzer şirketler kurabiliyorlar. Bunun sektördeki ismi “merdiven altı şirket” tir. Bu durum özellikle OEM’ciliğin yaygın olduğu konularda çokça karşımıza çıkıyor. Standartların olmayışı doğal olarak işlerindeki kaliteyi önemseyen şirketleri olumsuz etkiliyor. Siz müşterinizden işin değerini talep ettiğinizde “Bu işi üç kuruşa yapan firmalar da var; siz niye bu kadar fiyat istiyorsunuz?” sorularıyla karşılaşıyorsunuz. Tabi zaman içinde siz, işinizdeki kaliteyle bu tür sorulara yanıt vermiş oluyorsunuz. Ama bunun için geçen süre, (kayıp zaman) oluyor. Standartlar konusu sadece bu sektörde iş yapan firmalar için değil; sektörün müşterisi konumundaki firmalar için de önemli. Çünkü bu durumdan bizler kadar onlarda zarar görüyor. Yanlış ürün, yanlış yatırım yapılmış oluyor.

Zararlar, bilgi kayıpları... Yazık oluyor. Nasıl Türkiye’de herkes beyanname doldurup muhasebe bürosu açamıyorsa, nasıl herkes diş doktoru olamıyorsa; bizim sektörde de standartları sağlayamamış firmalar faaliyet göstermemelidir. Bunun yanı sıra daha önemsiz sayılabilecek bir diğer sorunda, sektörün ağırlıklı olarak yurt dışına bağımlı olması. Özellikle donanım alanında satışını yaptığımız ürünlerin tamamı yurt dışından ithal ediliyor. Bu bizler için ciddi finansman ve risk sorunu demek. Tamamen dövize bağımlı çalışıyoruz. Alımları yabancı para üzerinden yapıyorsunuz. İç piyasada satış yaptığınız için kur riski ortaya çıkıyor. Bu konuda devletin de bilgi işlem firmalarına herhangi bir desteği yok. Oysa bilgi işlem sektörü geleceğin sektörü. Tekstilciler ya da turizimciler kadar olmasa da, geleceğin sektörü olduğu hesaba katılarak devletin desteklemesi gerektiğini düşünüyoruz. Şimdiye kadar devletten her hangi bir destek görmedik.

* DataLine: Sektörün devletle diyaloğa girip teması sağlayacak mesleki bir kurumu ya da bununla ilgili bir çalışması var mı?

* Bekir Alp Sayın: Sektörümüzün maalesef bağımsız bir meslek odası yok. Ama bir takım girişimler var. Yazılım sektörü alanında ise, Yazılım Sanayicileri Derneği şu anda Türkiye’nin sayılı yazılım firmalarının üyesi olduğu bir dernek. Bu derneğin kimi çalışmaları var. Ama henüz yeterli düzeye ulaşıp; yeterli sonuçlar ürettiğini söyleyemeyiz.

* DataLine: Datasoft ile çalışmanız ne zaman başladı? Datasoft’u tercih etmenizin nedenini öğrenebilir miyiz?

* Bekir Alp Sayın: Datasoft ile var olan ilişkimiz 6 yıl öncesine dayanıyor. İlk olarak yetkili bayii pozisyonunda çalışmaya başladık. 1998 yılından beri de yetkili dağıtıcı pozisyonunda hizmet veriyoruz. İstanbul ve Karadeniz Bölgesi’nin bayi organizasyonu da bizim dağıtıcılık görevlerimiz arasında. 1998 senesinde dağıtıcılık anlaşması yapmadan önce başka ticari programları da satıyorduk. O yıldan itibaren sadece Datasoft’la bu alandaki çalışmalarımızı yürütmeye karar verdik. Böylesi bir tercihin en önemli nedeni, Datasoft firması ile bizim iş yapma alışkanlık-larımızın biribirine çok benzemesidir.Datasoft ile çalıştığımız süre boyunca gördük ki; Datasoft’un bayileri olsun, son kullanıcı konumundaki müşterileri olsun, Datasoft’un kardan önce kaliteye önem verdiğini özellikle belirtiyorlar.

Bizim sektörümüzde de tam bitmemiş bir ürünü iyi pazarlama teknikleri kullanırsanız satabilirsiniz. Biz bunu bir çok yazılım firmasının yaptığını gördük. Ama Datasoft ile çalıştığımız süre boyunca böyle bir durum hiç yaşamadık. Bu çok basit birşey değil. Çünkü müşterinize verdiğiniz sözün arkasında durmanız gerekiyor. Ticari etik konusunda Datasoft firması ile yaşadığımız uyum, tercihimizin en önemli nedenidir. Ayrıca Datasoft’un ürettiği ürünlerin teknik standartları da yüksek. Ticari etik, çok doğal olarak kaliteli ürün üretmenin önemli bir bileşeni oluyor. Talepleri müşteriyi tatmin edecek bir zaman diliminde karşılamak bir yazılım ürünü için çok önemli bir avantaj. Bu Datasoft’un önemli özelliklerinden birisi.


06

Tüm bunların yanı sıra; programların kolay öğrenilir olması, kullanım sadeliği, network ortamında şu anda kurulumunu yapabildiğimiz bütün işletim sistemlerinde (MicrosoftNT, Novel Networklar, Unix, Xenix) rahatlıkla ve sorunsuz çalışıyor olması ve özellikle mevzuatlar değiştiğinde, ürünlere bu değişikliği hızlı ve hatasız bir şekilde ekleyebilmesi türünden özellikler bizim Datasoft’u tercih etmemizin önemli nedenleri arasında yer aldı. Tüm bu olumlu özelliklerin var olması önemli ama bu özelliklerde istikrarlı bir çizgi yakalamak gerekiyor. Datasoft’un asıl önemi burada.Datasoft 11 yıllık bir firma. Şu anda Datasoft’un müşterilerinin önemli bir kısmını bu 11 yıllık müşteriler oluşturuyor. Datasoft firmasında müşteri kaybı pek yaşanmıyor. Biz Datasoft ‘un bayiliğini yaptığımız bu zaman dilimi içerisinde, bir çok başka program kullanıcısını Datasoft programlarına geçirdik. Bizim portföyümüzden, başka programlara geçiş yapan kullanıcı sayısı ise çok minimum düzeyde kaldı. Sanırım, Datasoft’un diğer bayilerinde de durum benzerdir. Gerçekten Datasoft’un ürünleri şikayet edilecek argümanlara çok fazla sahip değil.

* DataLine: Datasoft firması tarafından “İnce Hesap Zamanı” sloganıyla bir satış kampanyası başlatıldı.

Sunduğu alternatif imkanlarla hem para, hem de zaman israfının önüne geçilmesini hedefleyen bu kampanya hakkında, bir yetkili dağıtıcı olarak siz neler düşünüyorsunuz?

* Bekir Alp Sayın: Bu kampanya bizce, Datasoft’un sektöre kazandırdığı ilkler arasında yer alıyor. Ülke genelindeki genel ekonomik olumsuzluk, doğal olarak bizim sektörü de olumsuz etkiliyor. Özellikle KOBİ olarak adlandırılan küçük ve orta boy işletmelerin, bilişim yatırımlarını erteledikleri bir dönemi yaşıyo-ruz. İnsanlar sahip oldukları sınırlı kaynakları tasarruf tedbiri olarak ellerinde tutmaya çalışıyorlar.

“İnce Hesap Zamanı” tam da böylesi makro ekonomik koşullara uygun bir kampanya. Gerçekten, çok çeşitli ödeme opsiyonlarıyla ciddi, işini verimli bir biçimde yürütmek isteyen kuruluşlara Datasoft program-larını satın alma imkanı sunuyor. Bankaların ve çeşitli finans kuruluşlarının şirketlere sağladıkları bazı imkanlar var. Kredi kullanarak donanım alabiliyorsunuz. Ya da leasing yaparak bilgisayar sistemlerinizi oluşturabiliyorsunuz. Ama leasing yasasına göre, yazılım ürünü leasing yolu ile alınabilecek bir emtia değil. Biz bunu şiddetle eleştiriyoruz. Sektör olarak devletle görüştüğümüz konular arasında bu da çokça yer aldı. İşte bu manzara, yazılım ürünü alacak kişi ve kuruluşların işini kolaylaştıracak imkanlar sunmuyor. Datasoft açıkçası kendi imkan ve kaynakları ile bu olumsuz tabloyu değiştirecek bir kampanya üretmiş oldu. Datarent gibi sektörde ilk defa uygulanan bir yöntem ortaya çıkmış oldu. Yazılımı kiralayabili-yorsunuz, tıpkı bir “rent a car” firmasından araba kiralar gibi. Datasoft yazılım programlarından istediğiniz paketleri, istediğiniz işletim sisteminde çalıştırabilecek şekilde, 1 aydan istediğiniz süreye kadar kiralayabili-yorsunuz. Datalease gibi bir başka seçenekle, leasing mantığında olduğu gibi Datasoft ürünlerine sahip olabiliyorsunuz. Bu seçenek size sadece Datasoft ürünlerine uzun vadeli ödeme koşullarıyla sahip olma imkanı sağlamıyor. Aynı zamanda Datasoft’un seçmiş olduğunuz vadeye göre her ay kesmiş olduğu faturaları gider hesabına taşımanızı da sağlıyor. Bir de standart 1+4 taksitli satışımızı 1+8’e çıkardık. Ağustos ayından itibaren bu kampanyanın duyurumunu, oldukça geniş ölçüde, müşterilere bire bir ulaşma yöntemiyle yaptık. Çok olumlu tepkiler aldık. Bizi telefonla arayıp teşekkür eden kuruluşlar oldu. Bizim sektörümüz yaz aylarında yaprağın kıpırdamadığı bir sektördür. Bu kampanya ile durgunluğu nisbeten hafifletebildik. Ama esas olarak “İnce Hesap Zamanı” kampanyası ile Datasoft markasının daha geniş ve yaygın olarak duyurulma imkanını yakaladık. Kampanyanın asıl önemi burada yatıyor. İçinde bulunduğumuz bu sonbahar ve kış aylarında bunun etkisini daha çok göreceğimizi düşünüyoruz.
* DataLine: Bildiğimiz kadarıyla Datasoft ile işbirliğiniz bu kadarla sınırlı değil. Datasoft firması ile başka ne gibi çalışmalarınız var?

* Bekir Alp Sayın: Biz Datasoft programları ile beraber, kimi özel çözümleri bir paket olarak oluşturup satıyoruz. Özellikle barkotlu çözümler alanında Bilgi Birikim Sistemlerinin, Datasoft ile birlikte oluşturduğu paketler var. Perakende satış otomasyo-nuna yönelik bir uygulamamız var. Bilgisayar bağlantılı yazar kasalar, POS terminallerle beraber perakende satış yapan işletmelerin, hem satış anındaki ihtiyaçlarını, hem de arka ofis diye tabir ettiğimiz stok, cari, fatura ve muhasebe ihtiyaçlarını gören çözümler üretiyoruz. Bu çözümlerin gerçekleştirilmesinde Datasoft programlarına yönelik taleplerimizin, Datasoft tarafından hızlı bir şekilde karşılandığını da görüyoruz. 1998 yaz döneminde verdiğimiz, Datasoft ürünleri dışında başka bir ticari program satmama kararımızın; bugün ne kadar doğru verilmiş bir karar olduğunu görmek, açıkçası son derece kefiy verici.


07

Ana Sayfa İçindekiler Önceki Sayfa Sonraki Sayfa